<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.sezeryandogum.info/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sezeryandogum.info</link>
	<description></description>
	<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 08:22:13 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Normal doğum insanı hale getirilmeli</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/normal-dogum-insani-hale-getirilmeli</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/normal-dogum-insani-hale-getirilmeli#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 08:22:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sezeryan Doğum]]></category>

		<category><![CDATA[Normal doğum insanı hale getirilmeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[


 Normal doğum insanı hale getirilmeli
 ANKARA Tabip Odası Kadın Komisyonu, &#8220;normal doğumu destekleyen sağlık politikaları uygulanması ve buna uygun bir sağlık örgütlenmesi içinde normal doğum eyleminin daha insani bir hale getirilmesi gerektiğini&#8221; bildirdi. Ankara Tabip Odası Kadın Komisyonu’ndan yapılan yazılı açıklamada, bilimsel verilerin, &#8220;herhangi bir gereklilik olmadıkça, normal doğumun tercih edilmesi gerektiğini&#8221; vurguladığı kaydedildi.
Ancak uygulamaların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 20.07.2008 */
google_ad_slot = "6415654548";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p><strong>Normal doğum insanı hale getirilmeli</strong></p>
<p> ANKARA Tabip Odası Kadın Komisyonu, &#8220;normal doğumu destekleyen sağlık politikaları uygulanması ve buna uygun bir sağlık örgütlenmesi içinde normal doğum eyleminin daha insani bir hale getirilmesi gerektiğini&#8221; bildirdi. Ankara Tabip Odası Kadın Komisyonu’ndan yapılan yazılı açıklamada, bilimsel verilerin, &#8220;herhangi bir gereklilik olmadıkça, normal doğumun tercih edilmesi gerektiğini&#8221; vurguladığı kaydedildi.</p>
<p>Ancak uygulamaların bu yaklaşımın aksi yönünde artış olduğunu ortaya koyduğu ifade edilerek, Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’na göre, 1998’de her 100 doğumdan 14’ünün, 2003’de ise 21.4’ünün sezaryen ile yapıldığının saptandığı bildirildi. <br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/normal-dogum-insani-hale-getirilmeli/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sezaryenle doğumlar hızla artış gösteriyor</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/sezaryenle-dogumlar-hizla-artis-gosteriyor</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/sezaryenle-dogumlar-hizla-artis-gosteriyor#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 08:40:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sezeryan Doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[
Sezaryenle doğumlar hızla artış gösteriyor
Türkiye&#8217;de hastane doğumlarının yüzde 40&#8242;ının sezaryenle yapıldığı vurgulandı.
Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği&#8217;nin 6. Ulusal Kongresi, Antalya&#8217;da sürüyor. Kongre çerçevesinde, Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Acar Koç ve yönetim kurulu üyeleri, basın toplantısı düzenleyerek, kongrede tartışılan anne ve çocuk sağlıyla ilgili konular hakkında bilgi verdi.
Derneğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.trt.net.tr/haber/2007/02/01/resim/hamile_b.jpg" alt="" width="256" height="192" /></p>
<p><strong>Sezaryenle doğumlar hızla artış gösteriyor</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de hastane doğumlarının yüzde 40&#8242;ının sezaryenle yapıldığı vurgulandı.<br />
Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği&#8217;nin 6. Ulusal Kongresi, Antalya&#8217;da sürüyor. Kongre çerçevesinde, Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Acar Koç ve yönetim kurulu üyeleri, basın toplantısı düzenleyerek, kongrede tartışılan anne ve çocuk sağlıyla ilgili konular hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Derneğin yönetim kurulu üyelerinden Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu, 2006 yılı verilerine göre, Türkiye&#8217;de gebelerin yüzde 80&#8242;inin en az bir kere bir hekim tarafından muayene edildiğini ortaya koyduğunu hatırlatarak, buna karşın Sağlık Bakanlığının önerisinin, gebelerin en az dört kez doktor takibinden geçmesi olduğunu vurguladı.</p>
<p>Koyuncu, buna karşın Türkiye&#8217;de gebeliği boyunca en az bir kere doktor kontrolünden geçenlerin sadece yarısının dört kez hekimlerce kontrol edildiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Sezaryen tartışması</strong><br />
Bir gazetecinin &#8220;Türkiye&#8217;de sezaryenle doğum oranının yüzde 40-70&#8242;e ulaştığını&#8221; ifade etmesi ve Sağlık Bakanlığının, hastanelerden bu oranın yüzde 15&#8242;e indirilmesini istediği şeklindeki sorusu üzerine dernek yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Hayri Ermiş, sezaryenle doğumların son yıllarda hızla artış gösterdiğe dikkati çekti.</p>
<p>Özellikle özel hastanelerde sezaryenle doğumun daha da yüksek oranlarda olduğunu dile getiren Ermiş, bazı hastanelerde doğumların yüzde 70&#8242;inin bu yöntemle yapıldığını vurguladı.</p>
<p>Ermiş &#8220;Özel hastanelerde sezaryen yöntemi hastanın talebine göre yükseliyor. Bu oranların düşürülmesi gerektiğine inanıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Ceza Değil Ödül</strong><br />
Prof. Dr. Acar Koç da, sezaryenle doğumların zorlama ya da cezalandırmayla değil, bir takım ekonomik ve bilimsel ödüllendirme yöntemleriyle düşürülmesi gerektiğini savundu.</p>
<p>Türk Ceza Kanunundaki bir takım değişikliklerin özellikle kadın doğum hekimlerinin elini kolunu bağlar hale getirmeye başladığını savunan Prof.Dr.Koç, hekimlerin risk almak istemediğini kaydetti.</p>
<p>Sezaryenle doğum oranının düşürülmesi için Sağlık Bakanlığının yazılı talimatı olduğunu ifade eden Koç, bunun zorlayıcı bir uygulama olduğunu ve üzerinde dikkatle düşünülmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yılda 1 milyon 500 bin kadının normal doğum yaptığını, buna karşın aktif çalışan 5 bin kadın doğum uzmanı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Acar Koç, normal doğumların tamamının kadın doğum uzmanlarınca yaptırılmasının pratikte mümkün olmadığını kaydetti.</p>
<p>Normal doğumun dayatma olarak uygulanması durumunda istenmeyen anne ölümlerine de neden olabileceğini belirten Prof.Dr. Koç, &#8220;Bir ülkedeki tüm sanatçı kadınlar sezaryenle doğum yapıyorsa, bütün kadınların sezaryenle doğum yapmak hakkıdır&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Kapalı Odadaki Kedi&#8221;</strong><br />
Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu da, Sağlık Bakanlığının sezaryenle doğum oranını yüzde 15 ile sınırlamak istediğini belirterek, ailelerin isteklerine mutlak suretle saygı duymak gerektiğini kaydetti.</p>
<p>TCK&#8217;nın yeni şekliyle doktorlar için çok ürkütücü olduğunu ve bu nedenle hastaları takipte kadın doğum uzmanlarının zorlandığını dile getiren Koyuncu, &#8220;Normal doğum ortalama 10 saattir. Doğumların yüzde 80&#8242;ini vajinal doğumla zorlamak ve TCK&#8217;yı tepesinde tutmak hekime, kapalı odadaki kedi gibi hissettirecektir. Hekim daha fazla güven altında tutulursa doğru karar vermesi daha kolaylaşacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Doğumların yüzde 80&#8242;inin normal yapılması için hekimlere daha ileri teknolojik imkanlar sağlanmasının şart olduğunu ifade eden Koyuncu, bir kadının normal doğum süresinin uzunluğu düşünülünce doktorların gerektiğinde evlerinden internet yoluyla bile hastalarını takip edebilme olanaklarının yaratılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Koyuncu, ileri teknolojik imkanlar ve yeterli yardımcı personel sağlanmadan yapılacak dayatmaların hekim-hasta-devlet çatışması doğurabileceğini ileri sürdü.</p>
<p><strong>&#8220;Sezaryen Oranı Yüksek Ama Çözüm Sadece Hekim Değil</strong><br />
Prof. Dr. Tamer Mungan, iyi bir doğumun hekim kadar, yardımcı sağlık personelinin aktif katılımıyla gerçekleştiğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;deki tüm normal doğumların kadın doğum uzmanlarınca yapılması pratikte mümkün değildir&#8221; diyen Mungan, sezaryenle doğumların yüksekliği sorununun, ancak ebe hemşire eğitiminin de desteklenmesiyle çözülebileceğini bildirdi.</p>
<p>Mungan, &#8220;Sezaryenle doğum oranı gerçekten yüksektir ama çözümü sadece hekimlerin üzerinde değildir. Yardımcı ebe hemşirelerin de eğitilmesi gerekir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Kuzey Avrupa Modeli</strong><br />
Prof. Dr. Atıl Yüksel de, sezaryenle doğumun 20 yılda dünyada büyük artış gösterdiğini belirterek, ABD&#8217;de tüm doğumların yüzde 30&#8242;unun bu yöntemle gerçekleştiğini vurguladı. Özellikle çalışan kadınların sezaryeni tercih ettiğini dile getiren Yüksel, özel hastanelerin sayısındaki artışın da bu yöntemle doğumları arttırdığını kaydetti.</p>
<p>Kuzey Avrupa&#8217;da normal doğumları ebelerin yaptırdığını, Türkiye&#8217;nin ise özellikle özel doktor ve hastanelerin artışıyla bu modelden uzaklaştığını ileri süren Yüksel, &#8220;Belki en doğrusu bu modele doğru kaymak, Türkiye Amerika modelini örnek alıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Atıl Yüksel, Türkiye&#8217;de hastane doğumlarının yüzde 40&#8242;ının sezaryenle yapıldığını kaydetti.</p>
<p>Prof. Dr. Hayri Ermiş ise herşey normal giden 100 doğumdan 5-8&#8242;inde problem çıkabildiğine işaret etti. Bu nedenle normal doğum sırasında anestezist ve çocuk doktorunun da hastanede bulunması gerektiğini ifade eden Ermiş, bu durumun özel hastanelerin maliyetini artırdığına dikkati çekti.</p>
<p>Ermiş, özel hastanelerin çoğunda 24 saat hizmet veren kadın doğum ve çocuk uzmanları bulunmadığını ve sezaryenin tercih edildiğini vurguladı.</p>
<p>&#8220;<strong>Estetik Ameliyatı Statüsüne Alınsın&#8221; Önerisi</strong><br />
Prof. Dr. Gülay Kurtay, Türkiye&#8217;de sezaryen oranındaki artışın en önemli nedeninin anne adaylarının talebi olduğunu söyledi. Kadınların ağrısız doğum yapmak istediklerini ile getiren Kurtay, &#8220;Kadınlar, daha kapıdan girer girmez &#8217;sezaryenle doğum yapmak istiyoruz&#8217; diyorlar. Epidural anesteziyle ağrısız normal doğumla sorunu çözebiliriz ama bunun için anesteziste ihtiyaç var&#8221; dedi. Kurtay, anestezi hekim sayısında önemli bir açık olduğunu kaydetti.</p>
<p>Sezaryenin sağlık harcamaları içinde önemli bir maliyeti olduğunu dile getiren Kurtay, isteğe bağlı durumlarda bu yöntemin estetik ameliyatı statüsüne alınabileceğini belirtti. Kurtay, &#8220;Sezaryen gereklilik olmadığı durumlarda hastanın kendi tercihiyle yapılıyorsa, maliyeti de hasta üstlensin&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/sezaryenle-dogumlar-hizla-artis-gosteriyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Anne adayları ve doğum</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/anne-adaylari-ve-dogum</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/anne-adaylari-ve-dogum#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 08:37:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sezeryan Doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[Anne adayları ve doğum  
ANTALYA (İHA) - Türkiye&#8217;de hastane doğumlarının yüzde 40&#8242;ının sezaryenle yapıldığı bildirildi.
Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği&#8217;nin 6. Ulusal Kongresi, Antalya&#8217;nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde başladı. Kongre çerçevesinde, Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Acar Koç ve yönetim kurulu üyeleri, Belek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anne adayları ve doğum  <br />
ANTALYA (İHA) - Türkiye&#8217;de hastane doğumlarının yüzde 40&#8242;ının sezaryenle yapıldığı bildirildi.</strong></p>
<p>Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği&#8217;nin 6. Ulusal Kongresi, Antalya&#8217;nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde başladı. Kongre çerçevesinde, Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Acar Koç ve yönetim kurulu üyeleri, Belek Rixos Premium otelde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, kongrede tartışılan anne ve çocuk sağlıyla ilgili konular hakkında Başkan Koç ve Yönetim Kurulu üyeleri bilgi verdi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de sezaryen sayılarının artışı hakkında sayının özellikle son 5 yılda anormal artış göstermesinden şikayet eden Acar Koç, sezaryen sayısının hızlı artmasından şikayet eden Sağlık Bakanlığı&#8217;na bu konuda hak verdiklerini söyledi.<br />
Sezaryenle doğumların zorlama ya da cezalandırmayla değil bir takım ekonomik ve bilimsel ödüllendirme yöntemleriyle düşürülmesi gerektiğini savunan Acar Koç, şöyle konuştu: &#8220;Türk Ceza Kanunu&#8217;ndaki bir takım değişiklikler özellikle kadın doğum hekimlerinin elini kolunu bağlar hale getirdi. Hekimlerde risk almak istemediği için sezaryenli doğumlara yöneliyor. Sezaryenle doğum oranının düşürülmesi için Sağlık Bakanlığının yazılı talimatı var. Bu zorlayıcı bir uygulama ve üzerinde dikkatle düşünülmesi gerekir. Türkiye&#8217;de her yıl 1,5 milyon doğum gerçekleşiyor. İstatistiklere göre 100 doğumdan 5 ya da 8&#8242;i problemli. Sayının özelde yüksek olmasının nedeni anne adayının sezaryen istemesi.&#8221;</p>
<p>Normal doğumun dayatma olarak uygulanması durumunda istenmeyen anne ölümlerine de neden olabileceğini belirten Prof.Dr. Koç, &#8220;Bir ülkedeki tüm sanatçı kadınlar sezaryenle doğum yapıyorsa bütün kadınların sezaryenle doğum yapmak hakkıdır&#8221; dedi.</p>
<p>SEZARYEN ORANINDA ARTIŞIN NEDENİ ANNE ADAYLARININ TALEBİ<br />
Türkiye&#8217;de sezaryen oranındaki artışın en önemli nedeninin anne adaylarının talebi olduğunu belirten Prof.Dr. Gülay Kurtay, &#8220;Kadınlar, daha kapıdan girer girmez &#8217;sezaryenle doğum yapmak istiyoruz&#8217; diyor. Epidural anesteziyle ağrısız normal doğumla sorunu çözebiliriz ama bunun için anesteziste ihtiyaç var&#8221; diye konuştu.<br />
Anestezi hekim sayısında önemli bir açık olduğunu belirten Kurtay, sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Sezaryenli doğumların sağlık harcamaları içinde önemli bir maliyeti var. Sezaryen gereklilik olmadığı durumlarda hastanın kendi tercihiyle yapılıyorsa maliyeti de hasta üstlensin&#8221;</p>
<p><strong>HASTANE DOĞUMLARININ YÜZDE 40&#8242;I SEZARYENLE OLUYOR</strong><br />
Sezaryenin daha çok çalışan kadınlar tarafından tercih edildiğini ve son 20 yılda artış eğilimi gösterdiğini belirten Prof. Dr. Atıl Yüksel ise &#8220;2006 verilerine göre ABD&#8217;de tüm doğumların yüzde 30&#8242;u bu yöntemle gerçekleşiyor. Türkiye&#8217;de ise sezaryen sayısı son 5-10 yılda arttı. Şu an hızlı bir artış var. Kuzey Avrupa&#8217;da normal doğumları ebeler yaptırıyor. Türkiye&#8217;de ise özellikle özel doktor ve hastanelerin artışıyla bu modelden uzaklaşıldı. Hastane doğumlarının yüzde 40&#8242;ı sezaryenle oluyor&#8221; diye<br />
konuştu.</p>
<p>Derneğin yönetim kurulu üyelerinden Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu da, 2006 yılı verilerine göre, Türkiye&#8217;de gebelerin yüzde 80&#8242;inin en az bir kere bir hekim tarafından muayene edildiğini ortaya koyduğunu belirterek, buna karşın Sağlık Bakanlığı&#8217;nın önerisi olarak gebelerin en az dört kez doktor takibinden geçmesi gerektiğini söyledi. Koyuncu, buna karşın Türkiye&#8217;de gebeliği boyunca en az bir kere doktor kontrolünden geçenlerin sadece yarısının dört kez hekimlerce kontrol edildiğini söyledi.<br />
TCK&#8217;nın yeni şekliyle doktorlar için çok ürkütücü olduğunu ve bu nedenle hastaları takipte kadın doğum uzmanlarının zorlandığını belirten Koyuncu; sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Normal doğum ortalama 10 saattir. Doğumların yüzde 80&#8242;ini vajinal doğumla zorlamak ve TCK&#8217;yı tepesinde tutmak hekime, kapalı odadaki kedi gibi hissettirecektir. Hekim daha fazla güven altında tutulursa doğru karar vermesi daha kolaylaşacaktır.&#8221;</p>
<p>Koyuncu, bir kadının normal doğum süresinin uzunluğu düşünülünce doktorların gerektiğinde evlerinden internet yoluyla bile hastalarını takip edebilme imkanlarının yaratılması gerektiğini söyledi.<br />
Prof.Dr. Hayri Ermiş de, gazetecilerin &#8220;Türkiye&#8217;de sezaryenle doğum oranının yüzde 40-70&#8242;e ulaştığını&#8221; ifade etmesi ve Sağlık Bakanlığı&#8217;nın hastanelerden bu oranın yüzde 15&#8242;e indirilmesini istediği şeklindeki sorusu üzerine sezaryenle doğumların son yıllarda hızla artış gösterdiği belirtti. Özellikle özel hastanelerde sezaryenle doğum oranının daha yüksek olduğunu anlatan Ermiş, &#8220;Bu da hastanın talebine göre yükseliyor. Bazı hastanelerde ise doğumların yüzde 70&#8242;i bu yöntemle yapılıyor &#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>100 doğumdan 5-8&#8242;inde problem çıkabildiğine değinen Prof. Dr. Hayri Ermiş, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;Bu nedenle normal doğum sırasında anestezist ve çocuk doktoru da hastanede bulunması gerekir. Özel hastanelerin çoğunda 24 saat hizmet veren kadın doğum ve çocuk uzmanları bulunmadığı için sezaryen tercih ediliyor.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/anne-adaylari-ve-dogum/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sezaryen, doğum sonrası depresyon ihtimalini artırıyor</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/sezaryen-dogum-sonrasi-depresyon-ihtimalini-artiriyor</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/sezaryen-dogum-sonrasi-depresyon-ihtimalini-artiriyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2008 21:49:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sezeryan Doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Sezaryen, doğum sonrası depresyon ihtimalini artırıyor 
 
 
Sağlık Bakanlığı&#8217;nın uyarılarına rağmen sezaryenle doğum oranı hızla artıyor. Avrupa ülkelerinde yüzde 15-20&#8242;ler seviyesinde, İskandinav ülkelerinde ise yüzde 10&#8242;larda olan sezaryenle doğum, Türkiye&#8217;de yüzde 50&#8242;ye yaklaştı. 
 
 
 
Sezaryenle doğum yapan annelerin çoğunun depresyona girdiğine dikkat çeken uzmanlar, normal doğum yapan annelerde depresyon ihtimalinin minimum seviyeye düştüğünü belirtiyor.
Kayseri Erciyes Üniversitesi Kadın Hastalıkları Anabilim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sezaryen, doğum sonrası depresyon ihtimalini artırıyor</strong> <br />
 <br />
 <br />
Sağlık Bakanlığı&#8217;nın uyarılarına rağmen sezaryenle doğum oranı hızla artıyor. Avrupa ülkelerinde yüzde 15-20&#8242;ler seviyesinde, İskandinav ülkelerinde ise yüzde 10&#8242;larda olan sezaryenle doğum, Türkiye&#8217;de yüzde 50&#8242;ye yaklaştı. <br />
 <br />
 <br />
 <br />
Sezaryenle doğum yapan annelerin çoğunun depresyona girdiğine dikkat çeken uzmanlar, normal doğum yapan annelerde depresyon ihtimalinin minimum seviyeye düştüğünü belirtiyor.</p>
<p>Kayseri Erciyes Üniversitesi Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Şahin, normal doğumda anne ile bebeğin çok kısa bir süre içerisinde temas haline geçmesine rağmen sezaryenle yapılan doğumlarda anne ile bebeğin buluşmasının bir hafta veya daha fazla sürebildiğini hatırlatıyor. Bu durumda annenin doğum sonrası girdiği depresyonu atlatmasına engel olduğuna dikkat çeken Şahin, &#8220;Normal doğumda çocuğu doğar doğmaz kucağına alabilen anne, doğum öncesi ve sırasındaki yaşadığı küçük sıkıntıları unutarak şefkatle çocuğuna sarılıyor. Çocuk doğduktan sonraki bir saat içerisinde anne-bebek teması annenin depresyonu daha kolay atlatabilmesi ve çocuğa karşı yaklaşımında çok önemli bir rol oynuyor.&#8221; diyor.</p>
<p>Anne adaylarını sezaryenle doğuma yönlendiren en büyük sebebin doğum esnasındaki ağrı ve sancı korkusu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Şahin, anne adaylarına normal doğumu tavsiye ederek şunları söylüyor: &#8220;Ancak sezaryenle doğum yapıldıktan sonra normal doğumda görülen ağrıların daha şiddetlisi yaşanıyor. Ayrıca sezaryenle doğum esnasında annenin narkozun etkisiyle hayatını kaybetme riski bulunuyor. Yine sezaryenle doğum sonrasında annenin enfeksiyon kapma tehlikesi bulunuyor. Ayrıca doğum sonrasında annenin birkaç hafta yatağa bağlı kalması gerekiyor. Oysa normal doğumda anne çok kısa bir sürede yürümeye başlayarak çocuğuyla ilgilenebilir.&#8221;</p>
<p><strong>Musa Özyürek<br />
</strong> <br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/sezaryen-dogum-sonrasi-depresyon-ihtimalini-artiriyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gerekmedikçe sezaryene başvurulmamalı</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/gerekmedikce-sezaryene-basvurulmamali</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/gerekmedikce-sezaryene-basvurulmamali#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2008 18:57:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sezeryan Doğum]]></category>

		<category><![CDATA[Gerekmedikçe sezaryene başvurulmamalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Gerekmedikçe sezaryene başvurulmamalı
Türkiye’de sezaryenle doğum oranının yüksek olduğunu belirten Avrupa Perinatoloji Birliği Başkanı Prof. Dr. Cihat Şen, “Sezaryenle doğum birkaç gün erken bile yapılsa bebeğin akciğerinin dış dünyaya uyum sağlamasında birtakım sıkıntılar yaratıyor” dedi.

Türkiye’de kadınların daha kolay olarak düşündükleri sezaryenle doğumu tercih etme oranının çok fazla olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şen, şöyle devam etti:
“Normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gerekmedikçe sezaryene başvurulmamalı</p>
<p>Türkiye’de sezaryenle doğum oranının yüksek olduğunu belirten Avrupa Perinatoloji Birliği Başkanı Prof. Dr. Cihat Şen, “Sezaryenle doğum birkaç gün erken bile yapılsa bebeğin akciğerinin dış dünyaya uyum sağlamasında birtakım sıkıntılar yaratıyor” dedi.<br />
</strong><br />
Türkiye’de kadınların daha kolay olarak düşündükleri sezaryenle doğumu tercih etme oranının çok fazla olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şen, şöyle devam etti:<br />
“Normal doğum doğal ve fizyolojik bir süreç, sezaryen ise gerektiğinde yapılan bir ameliyattır. İyi bir ekip ve doğum için tamamlanan günde işlem gerçekleştirilirse hem sezaryen hem de normal yolla doğum bebek için sağlıklı olur. Maalesef anne adayları sabırsız ve zahmete katlanmama, bir an önce doğumdan kurtulma düşüncesiyle sezaryeni tercih ediyor. Sezaryen ile yapılan çoğu doğum, günü gelmeden, doğuma 15-20 gün kala gerçekleştiriliyor. Oysa sezaryenle doğum birkaç gün erken bile yapılsa bebeğin akciğerinin dış dünyaya uyum sağlamasında birtakım sıkıntılar yaratıyor. Bunun için doğumun planlı şekilde yapılması gerekiyor. Normal doğumda anne adayları günü geldiğinde sancı çekmeye başlıyor. Ancak bu ağrılı sancılı süreç bebeğin dış dünyaya uyumunu hazırlıyor. O yüzden tıbbi açıdan gerekmedikçe sezaryene başvurulmaması lazım.”</p>
<p>Annenin normal doğumdan sonra daha kısa sürede iyileştiği, sezaryenden sonra bu sürecin daha fazla zaman aldığını bildiren Prof. Dr. Şen, ayrıca normal doğumda annenin kanama, enfeksiyon, organ ve doku hasarı riskinin sezaryene göre daha düşük olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>“NORMAL DOĞUM DAHA MASRAFLI”</strong><br />
Son yıllarda eğitimli ve bilinçli anne adaylarının normal doğumu tercih etmeye başladığını ifade eden Prof. Dr. Şen, ancak hala istenilen düzeye gelinemediğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Şen, astım, tansiyon hastalığı bulunan anne adaylarının kesinlikle sezaryenle doğumu tercih etmemesi gerektiğini, ayrıca sezaryenle doğumun ikinci bebeklerde anne için risk oluşturduğunu kaydetti.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/gerekmedikce-sezaryene-basvurulmamali/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sezaryene kısıtlama tartışılıyor</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/sezaryene-kisitlama-tartisiliyor</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/sezaryene-kisitlama-tartisiliyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 18:20:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sezeryan Doğum]]></category>

		<category><![CDATA[Sezaryene kısıtlama tartışılıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Sezaryen, doğuma sayı sınırlaması getirmez
Sağlık Bakanlığı, 1 Eylül’de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi’nde sezaryen oranlarını da kurumsal performans kriterleri arasına koydu. Buna göre, hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları hastanenin performansında gösterge olarak kabul edilecek. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma özendimek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20’yi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sezaryen, doğuma sayı sınırlaması getirmez</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı, 1 Eylül’de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi’nde sezaryen oranlarını da kurumsal performans kriterleri arasına koydu. Buna göre, hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları hastanenin performansında gösterge olarak kabul edilecek. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma özendimek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20’yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15’i geçmemesi gerekiyor. Hastanelerin hizmet kalite belgesi alabilmeleri için de sezaryen oranının istenilen düzeyde olması gibi önlemlere dernekler, çatışma yaratacaı ve kadın doğum uzmanları üzerindeki baskının artacağı gerekçesiyle tepki gösteriyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması (AÇSAP) Genel Müdürlüğü Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Daire Başkanı Dr. Rukiye Gül, geçen yıl hastanelere kayıtlı 1 milyon 126 bin canlı doğum yapıldığını, bu rakamın yüzde 42,5’inin sezaryen, yüzde 57,5’inin normal doğum olduğunu söyledi.</p>
<p>Normal doğumun doğal ve fizyolojik bir süreç, sezaryenin ise gerektiğinde kullanılması gereken bir ameliyat olduğunu ifade eden Dr. Gül, normal doğumdan hemen sonra bebek ile doğrudan tensel ve duygusal iletişim mümkünken, sezaryende bu ilişkinin ertelendiğini belirtti. Gül, annenin normal doğumdan sonra daha kısa sürede iyileştiği için günlük yaşama geçişinin çok hızlı olduğunu, sezaryenden sonra bu sürecin daha fazla zaman aldığını; normal doğumda annenin kanama, enfeksiyon, organ ve doku hasarı, pıhtı oluşumu riskinin sezaryene göre daha düşük ve ekonomik açıdan daha uygun olduğunu bildirdi.</p>
<p>Sezaryenin 1960’larda doğum kanalının dar ya da plesantanın yerleşim yerinin uygun olmaması gibi nedenlerle uygulandığını anlatan Rukiye Gül, şunları kaydetti:<br />
“Annenin doğum sürecinde çektiği ağrılı döneme ilişkin korku ve endişe sezaryen isteğini artırmaktadır. Bu nedenle özellikle gebelik dönemi izlemlerinde kadının bu endişelerini gidermeye yönelik danışmanlık yapılmalı, gerekirse profesyonel yardım alınmalıdır. Ağrısız doğum olarak bilinen epidural anestezi ile yapılan doğumları artırmak amacıyla uygulamanın yaygınlaştırılmasına yönelik programlar düzenlenmelidir.”</p>
<p><strong>HEDEF, ORANI YÜZDE 25’LERE İNDİRMEK</strong><br />
Gül, tüm doğumlar arasındaki sezaryen oranlarının İngiltere’de 1990’da yüzde 11,2, 2005’te yüzde 14,1 ve 2002’de yüzde 21,6, Fransa’da 1990’da yüzde 13,9, 1995’te yüzde 14,9 ve 2003’te yüzde 18,7, Almanya’da 1990’da yüzde 15,7, 1995’te yüzde 17,2, 2003’te yüzde 24,8, ABD’de 2002’de yüzde 21, 2003’te yüzde 27,6 ve 2006’da yüzde 31 olarak belirlendiğini bildirdi.</p>
<p>Avrupa ülkelerinde olduğu gibi son 10 yıl içinde Türkiye’deki doğumlarda da sezaryen oranlarının ciddi artış gösterdiğini dile getiren Gül, şöyle devam etti:<br />
“Her 5 yılda bir yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) verilerine göre, 1998 yılında tüm doğumlar arasındaki sezaryen oranı yüzde 14, 2003’te yüzde 21,4 iken Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastane doğumları arasındaki sezaryen oranı 2005’te yüzde 40,7, 2006’da 40,3 ve 2007’de yüzde 42,5’tir. Yıllara göre sağlık kuruluşunda doğum oranları ise 1993’te yüzde 59,6,<br />
1998’de yüzde 72,5 ve 2003’te yüzde 78’dir. Yine 1993’te yapılan doğumların yüzde 75,9’u, 1998’deki doğumların yüzde 80,6’sı ve 2003’teki doğumların yüzde 83’ü sağlık personeli yardımıyla gerçekleştirilmiştir.”</p>
<p>Gül, devlet hastanelerinde yapılan doğumların yüzde 36,4’ünün, özel hastanedekilerin yüzde 59’unun ve üniversite hastanelerindekilerin yüzde 56’sının sezaryenle yapıldığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün, tüm doğumlar içinde sezaryen oranı yüzde 5-15 olarak belirlediğini dile getiren Rukiye Gül, “Sağlık Bakanlığı olarak şu an yüzde 42,5 olan sezaryen oranını yüzde 25’lere indirmek istiyoruz. 2007 verilerine göre, 81 ilin 40’ında sezaryenle doğum oranlarının Türkiye ortalamasının üstünde olduğunu tespit ettik” dedi.</p>
<p><strong>DOĞUM VE SEZARYEN PROGRAMI</strong><br />
Gül, her yıl sezaryen oranlarında artış görülmesinin tespit edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığınca geçen yıl “Doğum ve Sezaryen Programı” başlattıklarını söyledi. “Her gebeye normal doğum şansı” sloganıyla hareket ettiklerini belirten Gül, Sağlık Bakanlığı Eğitim Araştırma Hastaneleri ve çeşitli üniversitelerdeki öğretim üyeleriyle uzman dernek yöneticilerinin temsilcilerinin aralarında bulunduğu bir Bilimsel Kurul oluşturarak “Doğum Eylemi Yönetim Rehberi” hazırladıklarını ve 81 ilde uygulanması için genelge yayımlandıklarını bildirdi.</p>
<p><strong>SAĞLIKTA PERFORMANS VE KALİTE YÖNERGESİ</strong><br />
Sağlık Bakanlığı, yapılan tespitler üzerine harekete geçerek 1 Eylülde yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi’nde sezaryen oranlarını da kurumsal performans kriterleri arasına koydu. Buna göre, hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları hastanenin performansında gösterge olarak kabul edilecek. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma özendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20’yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15’i geçmemesi gerekiyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Dairesi Başkanı Hasan Güler, Türkiye’deki sezaryenle doğum oranlarının yüksek olduğunu, bu oranları sorguladıklarını bildirdi. Güler, Bakanlık olarak sezaryen oranlarını Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği oranlara çekmek istediklerini belirterek, “Sezaryen oranlarını, performans kriterlerinde bir klinik gösterge olarak alıyoruz. Koyduğumuz kriterlere göre, tüm hastanelerde sezaryen oranı yüzde 15’i, eğitim hastanelerinde ise yüzde 20’yi geçmemeli” diye konuştu.</p>
<p>Hastanelerin hizmet kalite belgesi alabilmeleri için de sezaryen oranının istenilen düzeyde olması gerektiğini ifade eden Güler, “Sezaryenle doğum oranları belli bir düzeyin üstündeyse o hastanedeki işleyişin sezaryen anlamında iyi olmadığını düşünüyoruz. Kurumsal kalite çalışmalarında sezaryen oranı yüksek olduğu zaman bireysel performansı da olumsuz etkileyebilir. Ek ödemeye, döner sermayeye de olumsuz yansıyabilir” dedi.</p>
<p><strong>PERİNATOLOJİ DERNEĞİ: KISITLAMA ÇATIŞMA YARATIR</strong><br />
Hastanelerdeki sezaryen oranlarına kısıtlama getirilmesini tepki gösteren uzmanlık dernekleri temsilcileri de sezaryen yapılıp yapılmamasına hekimin karar verebileceğini, bunun sorgulanmasının etik olmadığı görüşünü savundular.</p>
<p>Türk Perinatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Turgay Şener, çok sayıda normal doğum yaptırdıklarını ve bu tür önlemlerle sezaryen oranlarının düşürülemeyeceğini belirterek, “Zorla kısıtlamalar hekim ve hasta çatışmasını kaçınılmaz kılacaktır. Hasta en ufak bir sorunda acaba normal doğumdan mı oldu diye soracak, hekim ise üzerindeki baskıdan dolayı normal doğuma yönelmemesi gereken durumlarda bile normal doğuma yönelecektir. Baskı arttıkça sorunları da beraberinde getirecektir” dedi.</p>
<p><strong>JİNEKOLOJİ DERNEĞİ:ÜZERİMİZDEKİ BASKI ARTAR<br />
</strong>Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş da performans sisteminin hastanedeki kadın doğum uzmanları ile diğer hekimleri de karşı karşıya getireceğini savunarak, “Bir hastaneye sizin hastanenizde sezaryen doğum oranı atıyorum yüzde şu kadar ise ben sizin performans puanlarınızı düşüreceğim. Bu demektir ki hastanedeki bütün uzmanların alacağı parayı düşürüyor. Yani kadın doğum uzmanları üzerinde diğer uzmanlar tarafından baskı artacaktır” diye konuştu.</p>
<p>Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Acar Koç ise “Bakanlık normal doğumu teşvik etmek istiyorsa bunun reklamlarını yapmalı. Biz hekim olarak vazifemizi yaparız” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/sezaryene-kisitlama-tartisiliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sezaryen doğuma sayı sınırlaması getirmez</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/sezaryen-doguma-sayi-sinirlamasi-getirmez</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/sezaryen-doguma-sayi-sinirlamasi-getirmez#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 21:38:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sezeryan Doğum]]></category>

		<category><![CDATA[Sezaryen doğuma sayı sınırlaması getirmez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[Sezaryen doğuma sayı sınırlaması getirmez
Sağlık Bakanlığı’ndan, “bir defa sezaryen olan kadının herhangi bir sayı sınırlaması olmaksızın dilediği kadar doğum yapmasının mümkün olduğu” belirtildi.

ANKARA - Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, bazı basın yayın organlarında yer alan “Sağlık Bakanlığından Sezaryen Uyarısı” başlıklı haberde, “sezaryenle doğum yapan bir kadının üçüncü doğumu yapmasının Sağlık Bakanlığınca önerilmediği” şeklinde yanlış anlaşılmalara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sezaryen doğuma sayı sınırlaması getirmez</p>
<p>Sağlık Bakanlığı’ndan, “bir defa sezaryen olan kadının herhangi bir sayı sınırlaması olmaksızın dilediği kadar doğum yapmasının mümkün olduğu” belirtildi.<br />
</strong><br />
ANKARA - Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, bazı basın yayın organlarında yer alan “Sağlık Bakanlığından Sezaryen Uyarısı” başlıklı haberde, “sezaryenle doğum yapan bir kadının üçüncü doğumu yapmasının Sağlık Bakanlığınca önerilmediği” şeklinde yanlış anlaşılmalara neden olabilecek bir ifadeye yer verildiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:</p>
<p>“Bilindiği gibi sezaryen ancak gerekli şartlar oluştuğunda yapılması gereken cerrahi bir müdahaledir. Türkiye’de sezaryen oranları gelişmiş ülkelere kıyasla daha yüksektir. Gereksiz sezaryenin önlenmesi amacıyla bakanlığımızca bilimsel verilerin ışığında bir çalışma başlatılmıştır.</p>
<p>Bir defa sezaryen olan kadının herhangi bir sayı sınırlaması olmaksızın dilediği kadar doğum yapması mümkündür. Ancak muhtemel riskler açısından iki yıldan daha sık aralıklarla sezaryen yapılmaması gerektiği bilim çevrelerince önerilmektedir. Bir defa sezaryen olan kadına diğer doğumları da sezaryenle yaptırılma yolu tercih edildiğinden gereksiz sezaryen yapılması, bundan sonraki hamileliklerinde de annenin bu cerrahi müdahaleye maruz kalması riskini doğurmaktadır.</p>
<p>Sezaryen olmuş bir kadının diğer hamileliklerinde, gerekli tedbirlerin alınması halinde normal doğum yapması mümkün olmakla birlikte ülkemizdeki yaygın uygulama, diğer doğumların da sezaryen yoluyla gerçekleştirilmesi şeklinde olmaktadır. Bu nedenle gerekli şartlar oluşmadan sezaryen yapılmamasına azami derecede dikkat edilmesi gerektiği açıktır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/sezaryen-doguma-sayi-sinirlamasi-getirmez/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yanlış duyumlar sezaryene yönlendiriyor</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/yanlis-duyumlar-sezaryene-yonlendiriyor</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/yanlis-duyumlar-sezaryene-yonlendiriyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 20:18:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sezeryan Doğum]]></category>

		<category><![CDATA[Yanlış duyumlar sezaryene yönlendiriyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[Gelişmiş ülkelerin çoğunda kadınlar daha sağlıklı ve düşük maliyetli olduğu gerekçesiyle normal doğuma yönelirken, Türkiye&#8217;de özellikle büyük şehirlerde sezaryenle doğum yapan kadınların sayısında artış gözleniyor.
Bebeğin evlilik yıl dönümü, doğum günleri gibi özel günde dünyaya gelmesi ya da bebeklerinin burcunun dahi çiftlerin sezaryeni tercih etme nedenleri arasında yer alabiliyor.
Sağlık Bakanlığı&#8217;nın sezaryenle doğum oranını aşağıya çekmek için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gelişmiş ülkelerin çoğunda kadınlar daha sağlıklı ve düşük maliyetli olduğu gerekçesiyle normal doğuma yönelirken, Türkiye&#8217;de özellikle büyük şehirlerde sezaryenle doğum yapan kadınların sayısında artış gözleniyor.</strong></p>
<p>Bebeğin evlilik yıl dönümü, doğum günleri gibi özel günde dünyaya gelmesi ya da bebeklerinin burcunun dahi çiftlerin sezaryeni tercih etme nedenleri arasında yer alabiliyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;nın sezaryenle doğum oranını aşağıya çekmek için bir dizi çalışma başlattığını söyleyen uzmanlar, doğum tercihinin anneye değil, hekime bırakılmasından yana. Tıbbi gerekçelerin dışında isteğe bağlı yapılan sezaryenlerin sayısında önemli artış yaşandığına dikkati çeken uzmanlar, Türkiye&#8217;de yaygın olan uygulamanın tersine, sezaryen kararının anne tarafından değil, hekimlerin tavsiyesi üzerine alınması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nagihan Güler, kadınların normal doğum yerine sezaryeni tercih etmelerinin nedenleri arasında önyargılar kadar &#8216;komik&#8217; denebilecek şahsi tercihlerin bulunduğuna dikkati çekiyor. Bebeğin evlilik yıl dönümü, doğum günleri gibi özel günde dünyaya gelmesi ya da bebeklerinin burcunun dahi çiftlerin sezaryeni tercih etme nedenleri arasında yer alabildiğini anlatan Güler; &#8220;Yanlış ve eksik bilgiler anneyi, parasal kaygılar ve daha az zahmetli olması da doktoru sezaryene yöneltiyor.</p>
<p>Tıbbi olarak herhangi bir gereklilik olmaması durumunda, normal doğumun hem anne, hem de bebek açısından daha rahat olduğunu bilmemiz gerekiyor. Doğumun nasıl yapılacağı kararının doktor ve aile tarafından ortak alınması gerekiyor. Gelişmiş ülkelerdeki uygulamalara bakıldığında tıbbi gerekliliği olmayan sezaryen sayılarının çok azaldığını, sağlık sigortalarının da isteğe bağlı sezaryeni karşılamadığını görüyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Doğumun hastalık değil, fizyolojik olay olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğini kaydeden Op. Dr. Nagihan Güler, normal doğumun ne zaman olacağının tam olarak bilinememesi, doğumun uygunsuz zaman ve ortamda başlayabileceği, hastaneye yetişememe veya doktoruna ulaşamama ve çok ağrı çekme korkusuyla kadınların tercih haklarını sezaryenden yana kullandıklarını ifade etti.</p>
<p>Son yıllarda ağrısız normal doğum yöntemlerinin de çok geliştiğine işaret eden Güler; şunları söyledi: &#8220;Kadınların normal doğumdan korkmalarının genelde, eksik ve yanlış bilgilendirmeden kaynaklandığını görüyoruz. Bu rahatsızlıkların oluşmasının nedeni, bu işlemin yapılması değil, yapılmaması ya da eksik yapılmasıdır. Anne adaylarının doğum konusundaki bilinçlerinin artmasıyla birlikte sezaryen sayısının azalacağını düşünüyoruz. Normal doğum sürecindeki bir hastayla kıyaslandığında, sezaryen ile doğumda doktorun hasta için sarf ettiği zamanın çok daha kısa olduğunu, üstelik çalışma saatleri açısından da bakıldığında doktor açısından sezaryenin avantajlı olduğunu biliyoruz. Üstelik mevcut sistemde, hekimin kararına uyma anlayışı içinde olmayan hastaya normal doğum için ısrarcı olmanız da açıkçası çok kolay değil.</p>
<p>İsteğe bağlı sezaryene olumlu yaklaşan doktorlar ise gelişen anestezi yöntemlerini, enfeksiyon problemlerinin azalmasını ve güçlü antibiyotiklerin ortaya çıkmasını, ameliyat dikiş materyallerindeki gelişmeleri ve cerrahi tekniklerin ilerlemesini örnek göstererek, sezaryen ameliyatlarının artık güvenli ve kolay işlem haline geldiğini belirtiyorlar. Sezaryenin sadece normal doğumun mümkün olmadığı durumlarda uygulanması gerekiyor.</p>
<p>Bebeğin rahim kanalına baş pozisyonunda gelmemesi, plasentanın erken ayrılması, bebeğin başıyla annenin kemik yapısı arasında uyumsuzluk, iri bebek, çoğul gebelikler, rahimdeki miyomlar, ıkınmanın riskli olduğu durumlar (ileri derecede kalp hastalıkları gibi), annenin önceden geçirdiği bazı ameliyatlar, ciddi doğum korkuları, kordon sarkması veya kordonun önde gelmesi durumlarında sezaryen tavsiye ediliyor.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/yanlis-duyumlar-sezaryene-yonlendiriyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum fobisi olanlar için en iyi yöntem sezaryen!</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/dogum-fobisi-olanlar-icin-en-iyi-yontem-sezaryen</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/dogum-fobisi-olanlar-icin-en-iyi-yontem-sezaryen#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 11:46:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sezeryan Doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Doğum fobisi olanlar için en iyi yöntem sezaryen!
Uçuş fobisi ya da kapalı alan fobisi gibi doğum fobisi de pek çok kişinin yakasına yapışıyor. Bu fobilerine karşın anne olmaya hazırlanan kadınlar, hayatlarının en büyük kabusunu yaşıyor. Dr. Sabri Yurdakul, doğum fobisinin birkaç seansta tedavi edilebileceğini söylüyor&#8230;..
 
* Doğum fobisi bir sorun mu, bir hastalık mı?
Doğum fobisi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://img.sabah.com.tr/2008/09/23/gny/im/170CDF8C080DF743A30D2276r.jpg" alt="" width="200" height="340" />Doğum fobisi olanlar için en iyi yöntem sezaryen!</strong></p>
<p>Uçuş fobisi ya da kapalı alan fobisi gibi doğum fobisi de pek çok kişinin yakasına yapışıyor. Bu fobilerine karşın anne olmaya hazırlanan kadınlar, hayatlarının en büyük kabusunu yaşıyor. Dr. Sabri Yurdakul, doğum fobisinin birkaç seansta tedavi edilebileceğini söylüyor&#8230;..</p>
<p> </p>
<p><strong>* Doğum fobisi bir sorun mu, bir hastalık mı?<br />
</strong>Doğum fobisi bir hastalık haline dönüşebiliyor. Eğer insanın yaşamını etkiliyorsa onu çok mutsuz ediyor. Kişi bu nedenle sıkıntılar yaşıyorsa ve bu durum uykularına bile giriyorsa; hastalık haline dönüşebiliyor. Onun dışında, hamilelik sırasında bütün kadınlarda bu gözlenebilir.</p>
<p><strong>* Çok fazla görülüyor mu?</strong><br />
Hamile kalan kadınların hepsi doğum yapmaktan korkar ama yüzde 5&#8242;inde hastalık olarak gözlenir.</p>
<p><strong>ÇOCUĞUM SAKAT OLUR MU?</strong><br />
<strong>* Kadınlar, sadece hamile kalınca mı doğum korkusu yaşıyor? Bu korku yüzünden hamile kalmaya cesaret bile edemeyen kadınlar da var mı?<br />
</strong>Çoğunlukla hamile kaldıkları zaman yaşıyorlar. Hamileliğin ilk aylarında, bu korku daha çok ortaya çıkıyor.</p>
<p><strong>* Doğum fobisi olan biri, hamile kaldığında neler yaşıyor?</strong><br />
Çocuğunun sakat olmasından korkuyor. Özellikle çevresinde sakat bir çocuk varsa; bunu çok daha yoğun yaşıyor. Doğumu nasıl yapacağına dair korkular duyuyor. Doğumda çok zorlanmaktan endişeleniyor. İlk hamileliklerde bu endişe artıyor.</p>
<p><strong>* Bu fobi tedavi edilmezse ve kadın korku içinde doğum yapmak zorunda kalırsa ne oluyor?<br />
</strong>Hamileliği çok zor geçiyor, mutsuz oluyor. Doğum zamanı yaklaştıkça endişeleri artabiliyor. Yeni tanı yöntemleri ile çocuğun sakat olup olmadığı n-5 aydan sonra ortaya çıkabiliyor. Çocuğun sakat olmadığını duyan anne adaylarının korkuları azalıyor. Doğumdan korkan kadınlarda da, doğum şekli ürkütücü olabiliyor Doğum zamanı yaklaştıkça panik artıyor, çok ağrı çekmekten korkuyorlar. Bu vajinismusa benzeyen bir korku&#8230;</p>
<p><strong>* Normal doğum korkusu çekip, sezaryen konusunda ısrar eden kadınlar var. Rahat etmeleri için sezaryenle doğuma mutlaka onay verilmeli mi?<br />
</strong>Sezaryen olduğu zaman korkuları geçebiliyor. &#8220;Nasılsa doktorlar açıp, çocuğu alacak&#8221; diyorlar. Korku nedeniyle sezaryen yaptırıyorlarsa, o korkuları tedavi ettiklerinde anne adayını normal doğuma da ikna edebilirler. Ama bunun için psikolojik yardım almaları gerekir.</p>
<p><strong>UÇUŞ KORKUSUNA BENZER<br />
* Bu sorunu yaşayan kadınları nasıl tedavi ediyorsunuz?<br />
</strong>2-3 seans içinde toparlanabiliyorlar. Bu korku; uçak korkusuna ya da asansör fobisine benzer. Kişi, eşiyle birlikte tedaviye alınır. Korkuları, fobileri olan kadınlarda daha çok görüyoruz&#8230; Korku şekil değiştiriyor. Hamile kalmadan önce panik atağı olan, uçuş korkusu olan kadınlarda doğum korkusu daha yaygın.</p>
<p><strong>* Doktorların doğum fobisi olan bir kadına normal doğum yapması yönünde ısrar etmeleri, doğru bir davranış olur mu?<br />
</strong>Korku; anne karnındaki çocukta huzursuzluk yaratabilir. Kadın önce psikolojik yardıma yönlendirilmeli, fayda etmiyorsa sezaryen yapılmalıdır. Korku yaşayan bir kadına ısrar hiç doğru olmaz. Çünkü o an mantıklı düşünme yeteneğini kaybetmiştir. Ancak doktora güvenmesi sağlabilirse doğum başarılı olur. Onun dışında sezaryen korkularını azaltır.</p>
<p><strong>Sabah gazetesi Esra Tüzün</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/dogum-fobisi-olanlar-icin-en-iyi-yontem-sezaryen/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Epidural anestezi anne için felç riski yaratmaz</title>
		<link>http://www.sezeryandogum.info/epidural-anestezi-anne-icin-felc-riski-yaratmaz</link>
		<comments>http://www.sezeryandogum.info/epidural-anestezi-anne-icin-felc-riski-yaratmaz#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 11:29:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Epidural Anestezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sezeryandogum.info/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Epidural anestezi anne için felç riski yaratmazİlaçların bebeğe hiçbir etkisi olmaz. Çünkü bu ilaçlar, çok düşük dozda kullanılan ilaçlardır. İlaç, &#8216;epidural aralık&#8217; dediğimiz omuriliğin son bölümüne verilir. Anne adayı, bu ilaç verilirken hiçbir sızı ya da ağrı hissetmez. Hatta kendisine bir ilaç verildiğinin farkına bile varmayabilir. İlaç, doğum ağrılarını yok eder ancak bebeğe hiçbir etkide [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Epidural anestezi anne için felç riski yaratmaz</strong>İlaçların bebeğe hiçbir etkisi olmaz. Çünkü bu ilaçlar, çok düşük dozda kullanılan ilaçlardır. İlaç, &#8216;epidural aralık&#8217; dediğimiz omuriliğin son bölümüne verilir. Anne adayı, bu ilaç verilirken hiçbir sızı ya da ağrı hissetmez. Hatta kendisine bir ilaç verildiğinin farkına bile varmayabilir. İlaç, doğum ağrılarını yok eder ancak bebeğe hiçbir etkide bulunmaz. Epidural ilaçlar, bebeğin plasentasından geçmeyen ilaçlardır.</p>
<p>* Epidural anestezide anneye verilen ilaçlardan bebek de etkilenir mi?</p>
<p><strong>GEÇİŞLER YAPILABİLİR<br />
* Epidural anestezi uygulamasından sonra, annenin felç olma riski var mıdır?<br />
</strong>Annenin, bu nedenle felç olması imkansızdır. İğne, omuriliğin son bölümüne yapıldığı için hastaya hiçbir zarar vermez. Ancak bu konuda, halk arasında gereksiz bir korku vardır. Nadiren de olsa bazı hastaların bacaklarında hissizlik ya da idrarını kontrol edememe gibi şikayetler olabilir. Bunlar, büyük oranda geçici şikayetlerdir.</p>
<p><strong>* Epidural anestezi yönteminden sezaryen yöntemine geçiş yapılabilir mi?</strong><br />
Normal doğumda herhangi bir sorun yaşanırsa, epidural anesteziden sezaryene geçiş yapılabilir. İstenirse, genel anestezi ile epiduralden hemen sezaryene de geçiş yapılır.</p>
<p><strong>* Hangi durumda sezaryen uygulamak şarttır?</strong><br />
Kalça kemiği doğum yapamayacak kadar dar olan gebelere, sezaryeni öneririz. Bebeğin rahim içinde duruş bozukluğu varsa, yine sezaryen önerilir. Çoğul gebeler için de sezaryen idealdir. Gebelikte gelişen yüksek tansiyon ve bebeğin normalden iri olması gibi durumlar da, sezaryeni gerektirir. Bebek 32 haftalıktan küçükse ya da bin 500 kilonun altındaysa, yine sezaryen şarttır.</p>
<p>Kaynak: Sabah günaydın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sezeryandogum.info/epidural-anestezi-anne-icin-felc-riski-yaratmaz/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
