En temel etken kadının her ay yalnızca birkaç gün döllenmeye uygun yumurtayı döllenmeyi bekler tutabildiğidir. Bu günlerde, ovulasyondan birkaç gün önce ve birkaç gün sonrasıdır.
Bu günlerde aylık siklüsün tam ortasına denk gelir. Düzenli olarak regl olmayan kadınlar için ise kanamanın başlamasından 14-16 gün önce gerçekleşeceğini söyleyebiliriz. Bütün bunlara karşın bazı kadınların kanamanın tam ortasında gebe kaldıklarıda bilinmektedir.
Bu fiziksel gerçeklerin dışında kesin verilere dayanmamakla birlikte şu gözlemlerinde dikkate alınması gerekir. Bu gözlemler, özellikle değişik coğrafi bölgelere göre değişiklik gösteren doğurganlık aylarının varlığı tezidir. Bazı araştırmalar, özellikle Kuzey yarım küresinde döllenmenin hava sıcaklığıyla ilişkisinin varlığının bilinmesi gerektiği yönündedir. İstatistikler ülkelere, ekonomik dengelere göre değişirken ortalama hava sıcaklığının 20 derece civarında seyrettiği Mart-Nisan aylarının gebe kalma olaylarının en fazla görülen aylar olduğudur. Günde sekiz saatten fazla Güneş ışıklarının alındığı dönemlerde bu artış göstermektedir. Yapılan bazı gözlemler yılın hangi ayında olursa olsun güne ışığının normalden fazla alındığı günlerde döllenme olaylarının arttığı şeklindedir.
Bu faktörlere, karnaval, bayram vb. değişik kutlamaların, toplu eğlencelerin, ekonomik refah düzeyi nin yükseldiği dönemlerin, serbest ilişkilerin yoğun yaşandığı topluluklardaki tören dönemlerinin gebelik başlangıçlarına sıkça raslandığı dönemler olduğunu anımsatmakta da yarar vardır.