Bağırsak Kurtları

admin tarafından 3 Eylül 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Bağırsak gazları: Bebeğin gazı olduğu halde, düzenli bir şekilde kilo alır ve kalçası normal görünürse, üzülmeniz yersizdir. Rejimin dengeli olmasına, fazla unlu besinler yememesine dikkat edilmelidir. Bunlar aşırı mayalanmaya neden olduklarından şişkinlik ve ishal yaparlar.


Bağırsak kurtları:
özellikle çocuklar parmaklarını ağızlarına daha çok götürdüklerinden, bunlarda bağırsak kurtlarına büyüklerden daha sık rastlanır.

Çocuğumda kurt var mı?
Bu soruyu, çocuğunuzun iştahı kesildiğinde, burnunu kaşıdığında, uyurken dişlerini gıcırdattığında, bir ishal bir kabız olduğunda kendi kendinize sorarsınız. Çocuğun solgun yüzünü gören bir büyükanne Bu çocukta kurt var der.
İlk önce şunu bilin ki, küçük bebekte kurt ender görülür. Kumda oynama yaşında, çocuk bahçelerinde, çocuk bakım evlerinde, çocuklar kendilerindeki kurtları diğerlerine bulaştırırlar. Bazı bölgelerde çocukların % 50 sinde kurt vardır. Bir çocukta kurt olup olmadığı en iyi şekilde görerek anlaşılır. Kurtlar, kakanın içinde veya makat çevresinde görülür. Bu kurtlar beyaz, yuvarlak kısa ve çok küçüktürler (2-13 mm.).’
Ancak kakada görülen yumurta akı gibi beyazlıklar kurt değildir. Bu beyazlıkların uç kısımları oynarsa, kurt olduğuna karar verebilirsiniz. Kakada hiçbir şey görülmediği halde çocukta kurt olabilir. Çocuğun makat çevresini zaman zaman, özellikle akşamları kaşıması, kurt olduğu kanısını kuvvetlendirir. Bu sırada dişi kurtlar makat çevresinde yumurta bırakırlar. Makat çevresi iyice incelendiğinde, hareket eden bir kurt görülebilir.
Fakat bu belirtiler her zaman görülmez. Dişilerin yumurtlama zamanında kaşıntı vardır. Ancak dişiler 3 haftada bir yumurtlarlar. Kurtların anlaşılmasında iyi bir test olarak şunu söyleyebiliriz: Makat çevresine yapışkan bir selefon kâğıdı konur, sonra bu kâğıt mikroskopta incelenir. Test tekrarlanarak kurt hakkında bilgi edinilir. Bu testi ancak bir laboratuar değerlendirebilir.

Çocuğa kurtlara karşı bir ilaç verebilir miyim?
Doktor söylemeden hiçbir ilâç verilmez. Böyle gelişigüzel verilen ilâçlardan birçok ‘çocuk hastalanmıştır. Her kurta göre aynı ilaç, her çocuğa göre de ayrı miktarda ilâç verilir. Başkaları ne derse desin, bu bir doktor işidir.

Çocukta kurt görüldüğünde ne yapmalı? Doktora bildirmek üzere bütün gördüklerinizi not edin: rengi, küçüklüğü, sayısı, hareket edip etmediği v.s. Kurtlan gördüğünüz kakayı doktora göstermek için saklayın. Yan belirtileri de söylemeyi unutmayın: sinilirim bozukluğu, iştahsızlık, karın ağrısı, kilo kaybı, yorgunluk, sinirlilik, uykuda hareket, kurdeşen, kaşıntı.
Verilen ilâçları uygulayın. Eskiden 8 günlük 2-3 kür yapılırdı. Bugün bir miktar şurup, 6 ay sonra ikinci miktar, kurtlardan kurtulmaya yeterli gelmektedir. Fakat iyileşmekle her şey bitmez, çocuğun yeniden mikrop kapmasını ve aileden diğer kimselere mikrobu bulaştırması önlenmelidir.
Kurtlar basit bir temasla geçebilir. Kurdu olan çocuk, bazen uyurken bile makat çevresini kaşır. Yumurtalar tırnaklarının arasına girer, sonra da dokunduğu her şeye bu yumurtalar bulaşır. Diğerleri pijamasında, çamaşırlarında kalır. Bu çamaşırlara dokunmakla, onları silkelemekle yumurtalar etrafa saçılır. Hava sıcaklığı ile taşınır, bir kabukla kaplı olduklarından dayanıklı olan bu yumurtalar, en az 9 gün canlı kalırlar. Bunların diğer kimselere bulaşması pek kolaydır.
Diğer yönden, kurdu olan çocuk, parmağını emmekle, burnuna sokmakla yeniden mikroplanır. Yumurtalar, sindirim borusu yoluyla inerler ve bağırsaklarda kurtlar yumurtadan çıkarlar. Bağırsak kenarına yapışarak yaşarlar.
Kurtların yayılmasını öğrendikten sonra şimdi de alınması gereken tedbirleri görelim: Çocuğa, alt ve üst kısmı birbirine dikilmiş veya kancalı iğneyle tutturulmuş bir pijama giydirin. Çocuk böylece gece arkasını kaşıyamaz. Tırnaklarını çok kısa kesin, yumurtalar arasında kalmasın. Tırnakları sabah akşam su ve sabunla fırçalayın. Yatak çarşaflarını ve çamaşırlarını sık değiştirin, silkelemeden hemen suya bastırın. Çocuk iyileşmeden şeker miktarını çoğaltmayın. Şeker, bağırsaklarda mayalaşmaya neden olduğundan, kurtlar kadar zararlıdır,

Ay, kurtları etkiler mi? Bu yanlış düşüncenin doğmasına, kurtların 3 haftada bir çoğalması neden olmuştur. Ayın dönüşü, kurtların yumurtlama devreleriyle ilgili sanılmıştır…
Diğer bir tür de büyük, yuvarlak, toprak solucanına benzer bir solucandır. Bazen bir kalem büyüklüğünde olur. Organizmaya çok küçük yumurtalar halinde (dişisi günde 200.000 yumurta yapar) iyi yıkanmamış, çiğ yenen sebze ve meyvelerden geçer. Suyla, yerlerde bırakılan oyuncaklarla taşınabilir. Bahçelerde kullanılan insan gübresi, solucan meydana gelmesinde en belirli nedendir. Solucanlı çocuk, solgun, göz altları mor, karın ağrısı çeken ishali olan (ishal bazen kanlıdır) veya kusan bir çocuktur. İştahı kesilmiştir.
Solucan, çamaşırda (pijama, külot) kakada veya kusmukta, hatta kuvvetli bir öksürükten sonra ağız içinde görülebilir. Doktor gereken ilâcı verir. Çocuğun ağzına toprak sürmemesine, çiğ meyve’ ve sebzelerin iyice yıkanmasına dikkat edilmelidir.

Şerit (Tenya): Bu uzun, birkaç metre boyunda olabilen bir kurttur.
Başında kanca ve vantuzlar bulunur. Şerit, az pişmiş sığır veya domuz eti yemekle meydana gelir. Bağırsaklarında bir veya birkaç şerit olan çocuk (şerit 2-3 tane olabilir) solgun ve yorgundur. Baş ağrısı, iştahsızlık veya tersine doymak bilmez bir açlık (sahte açlık), zor ve yavaş sindirim görülür.
Çocuğun çamaşırlarını, külotunu, pijamasını ve özellikle kakasını kontrol edin. Eğer kısa, yassı, beyaz, makarna tanesine benzer bir kurt görürseniz, bu şeritten kopmuş “bir halkadır. Bir eczane veya laboratuara gösterin.
En basit ve çoğunlukla en etkili ilâç kabak çekirdeğidir. Aynı zamanda kalay tuzları da kullanılır.’Fakat erkek eğrelti otundan çıkartılan öz, yalnız doktor tarafından verilir. Çünkü bu ilâç genellikle büyük insanlara verilir.
Çocuk bir halka yerine uzun bir kurt düşürürse, bunu bir doktor veya laboratuara göstermeniz çok önemlidir. Eğer baş düşmemişse, şerit yeniden oluşur. Fakat ne olursa olsun, şerit .düştükten sonra da 3 ay, her gün çocuğun kakası ve çamaşırları kontrol edilmelidir. Eğer halka göremezseniz, büyük bir ihtimalle çocuk iyileşmiş demektir.

Bademcik

admin tarafından 2 Eylül 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Aldırmak gerekir mi? Eskiden her çeşit anjinde bademcikler alınırdı. Bugün daha ihtiyatlı davranılmaktadır. Çocuk felcine yakalanmış çocukların çoğunda bademciklerin alınmış olduğu görülmüştür. Çocuk felci aşısının bulunmasından bu yana bu iddia zayıflamış, ancak bademciklerin bazı hastalıklara karşı koruyucu tutumu iyice ortaya çıkmıştır.
Bademciklerin alınmasıyla, tekrarlanan anjinler bir süre geçerler. Ancak bu, ameliyat olan çocuğun bir daha boğazından hastalanmayacağı demek değildir. Bazı çocuklar, ameliyattan sonra gene boğazlarından hastalanır ve her kış, ameliyattan önceki gibi birçok günlerini yatakta geçirirler. Bu arada, anjinin geçmesi, büyüme, iştah . veya uyku için ameliyat gereklidir.
Genellikle bademcikler 4-5 yaşından sonra alınır.

Çocuklarda Ateş

admin tarafından 1 Eylül 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Ateşten başka hiçbir belirti yoksa, doktor ne zaman çağrılır?

Çocuğun arkadan alınan ısısı 37 -37,2 dereceyi geçtiği zaman ateşi var demektir. Normal ısı sabah 36,5 aksam 37,5 derecedir. Bu arada, çok hareket etmiş bir çocuğun dinlenmesine fırsat verilmeden akşam alınan ısısı 37 derrece olabilir.

1— Yüksek ateş (39 dereceden yukarı): doktor çağırmak gerekir.

2— Hafif ateş (sabah 37 dereceden biraz fazla, akşam 38 derece): çocuk 18 aylıktan küçükse doktor çağırın. 18 aylıktan büyükse genel duruma bakın. Genel durum kötüyse doktor çağırın. İyi görünüyorsa, saat 17.00 de bir kez daha ısısını alın, akşam yatağında 15 dakika dinlendikten sonra gene ısı kontrolü yapın. Genel durumunda ve ısısında bir değişiklik yoksa ertesi günü bekleyin. Yeni bir belirti olabilir. Ateş, hafif olsa da 4 – 5 gün sürerse doktora başvurun.

3— Herhangi bir hastalıkta ateş yükselirse doktor çağırın. Ortaya yeni bir zorluk çıkmış olabilir.

4— Doktor gelip bir ilâç verdiği halde 2 — 3 gün sonunda ateş düşmemişse, doktora bildirin. Fakat endişelenmeyin, ilâca etkisini göstermesi için zaman bırakın.

Doktor çağırmadan önce, diğer belirtileri arayın: Çocuk kustu mu? Öksürüyor mu? Vücudunun herhangi bir yerinde bir sivilce mi çıktı? Boğazı ve dili nasıl? İştahı, kakası nasıl?

Çocukta birden ateş yükselmesinden korkmayın: Çocuklarda ateş, büyüklerden daha çabuk ve daha fazla yükselir. Yalnız ateş yükselmesinden telâşlanmayın. Çoğu kez 38 derecede duran ateş, bademcikler nedeniyle birden 40 dereceye çıkan ateşten daha önemlidir. Termometre, -sizin sadece daha uyanık olmanıza yardımcı olmalıdır.

Bundan başka bazı çocukların bir hiç yüzünden ateşi kolaylıkla yükselebilir, bazılarında da ateş ender görülür.

Ateşi düşürmeye çalışmalı mı? Bazı ana babalar, termometre yükselince hemen ateşi düşürecek bir ilâca başvururlar. Ne olursa olsun ateşi hemen indirmeyi düşünürler, çünkü onlar için ateş bir hastalıktır. Bu hata bazen çok tehlikeli olabilir. Gerçekte, 2 yaşından küçük çocukta yüksek ateş çırpınmalara neden olur. Ateşin organizmayı yorduğu da doğrudur. Fakat ateş, diğerleri gibi herhangi bir belirtidir, organizmanın normal olarak karşı koymasından meydana gelir.

Sonuç: doktora danışın. Ancak doktor bulmanın imkânsız olduğu zaman ateşi indirme çareleri arayın. Ateş düştükten sonra da kontrolü bırakmayın. Ateşin, herhangi bir tehlikede anneyi uyarmak için tabiatın yaktığı ufak bir lâmba olduğunu unutmayın. Lâmbayı söndürmek, neden yandığını aramamayı gerektirmez.

Ateş nedir? Ateş, herhangi bir saldırıya karşı organizmanın karşı koyduğunu kanıtlayan bir durumdur. Bu saldırı genellikle bir mikrop veya virüs tarafından yapılır. Fakat her zaman böyle olmaz: büyüme ateşi denen bir ateş vardır (bu, çoğu kez alayla karşılanır); bebeklerde fazla verilen konsantre sütün neden olduğu bir ateş vardır; havanın fazla sıcak ve kuru olmasından, susuz kalan bebeğe yeteri kadar su verilmemesinden doğan ateşler vardır

Çocuğun derecesine ne zaman bakılr? Ateş, genellikle annenin ilk gördüğü bir hastalık belirtisidir. Çocuğun iştahsız veya ellerinin sıcak olduğunu gören annenin ilk işi, onun ateşine bakmaktır. Bunu da doğru olarak yapması gerekir. Çocuğun anormal bir durum veya görünüşünü yakaladığınız her seferinde onun derecesine bakın. Fakat devamlı ateşe bakmak veya birkaç dizyem için telâşlanmak çocuğun durumu iyi olduğu sürece bir hatadır.

Bir hastalıktan sonra, ateşi kontrol etmeye devam etmeyin: Doktor «Artık çocuğu dışarı çıkarabilirsiniz» dedikten sonra, ateşine bakmaya devam etmeniz yersizdir. Bazı çocukların ısısı sabahları, akşamdan daha yüksek olur. Sabah ısısının 37,2 derece olması, doktor geçti dediği halde hastalığın bittiğini kanıtlamaz. Hastalıktan sonra çocuğun iyice iyileştiğine en gerçek delil, termometrenin 35,8 derece olması değil, iştahın ve canlılığın yeniden kazanılmasıdır,

Çek düşük ısı: Dün çocuğunuzun ateşi 33 derece iken, bu sabah 36,5 derece olduğunu görürsünüz. Bir hastalıktan sonra, çocuk iyileştiği halde, ısı 36 dereceye düşer ve 3-4 gün burada kalır, önemli değildir, buna ateşli hastalıklara özgü bir hipotermi safhası denir.

Ters ateş: Sazı bebeklerin sabah ısısı 37,5 derece, akşam 37 derecedir. Buna çoğunlukla gizli nezle sebep olur.

Ateşli çırpınmalar: Derhal doktor çağırın. Çocuk bağırır, çırpınır, solar ve bilincini kaybeder. Gözleri kayar. Biraz sonra vücudu gerilir, çenesi kitlenir, yüzü acıyla büzüşür, göz bebekleri yukarı bakar ve soluk almaz. Bu durum birkaç saniye sürer, sonra göz bebekleri hareketlenir, dişler birbirine vurmaya başlar. Kol ve bacaklar çarpılır. Solunuma» güçlük çeker. Derisi mavi bir renk alır parmakları soğur, idrarını tutamaz. Birkaç dakika sonra çocuk hızlı solumaya başlar vücudu ve başı gevşer. Bir süre uyuşuk kaldıktan sonra, bilinci yerine gelir.

Böyle çırpınmalarda, sabit bakışlar ve gözlerin kayması sizi uyarır.

Çırpınmalar ne zaman olur? 6 aylıktan 2 yaşına kadar, en fazla bir hastalığın (nezle, bronşit) ilk günü meydana gelir. Birden ateşin yükselmesiyle beraber çırpınmalar başlar.

Bu durumda ne yapmalı? Solunumu kolaylaştırmak için çocuğun elbiselerini gevşetin. Pijama üstünün düğmelerini çözün. Bir yere çarpıp yaralanmaması için kriz geldiğinde onu kollarınızın arasına alın veya yatağından oyuncaklarını kaldırın. Odada bulunan ana babadan başka diğer kimseleri dışarı çıkartın. Işığı azaltın ve sessizliği sağlayın.

Kriz geçtikten sonra ateşine bakın. Doktora bütün olanları anlatabilmek için çocuğun hareketlerini iyice izleyin. Ateşi düşürmek için doktorun vereceği ilâçları kullanın.

Çocuğu kendine getirmek, için yanaklarına tokat vurmayın, hareketlerine engel olmak için kol ve bacaklarını bağlamayın.

Çırpınma geçiren bir çocuk, bir kere daha aynı duruma düşer mi? Evet, başka bir durumda gene çocuk aynı şekilde çırpınma geçirebilir. Bazı ailelerde bu durum soya çeker. O zaman çocuk ateşlendiği an, hemen vücudunu soğutma çareleri arayın.

Çırpınmalar hangi yaşlarda görülür?6 ayla 2 yaş arasında, bazen 3 yaşında görülür. Bu yaşlarda çocukların % 7-8 inde çırpınma olabilir. Sunun nedeni, bebeğin sinir sisteminin henüz gelişmemiş olmasındandır. Bu yaşlardan sonra çırpınma ender görülür.

Çırpınma iz bırakır mı? Ateşli çırpınmalar hiçbir iz bırakmaz.

Ateşsiz çırpınmalar Bunlar çok ender görülür ve anlamı değişiktir. Birçok hastalık ateşsiz çırpınmayla başlar. Çocuğun özel durumunu ancak doktor anlayabilir.

Ateşli sayıklama: Çocuğunuzun ateşi 40 derece olduğunda, gece yarısı bağırır ve sizi Çağırır. Yatağının başına gidersiniz. Görünmeyen eşyaları veya insanları gösterir size. Onu güldüren veya korkutan hayaller görür. Sakin olun, ateşsiz sayıklama, ateşli bir sayıklamadan daha önemlidir. Ateş düştüğü zaman sayıklama da kaybolur. Bu arada çocuğun alnına ıslak bir bez koyabilirsiniz. Bunu sık sık değiştirin.

Page 1 of 23123451020...Last »
Sezaryen Doğum 2010